10 Günde 15 Kilo Verdiren Diyet Kitabı - Noter Onaylı

Sizlere çok güzel ve faydalı bilgiler veren bu kitabı tanıtacağım. Halil Kargulu tarafından yazılan bu kitap Noter tasdikli ve Guinness rekorlar kitabına aday.

Dünyanın en hızlı ve farklı sürelerde en çok zayıflayan insanı Halil Kurgulu ya ait olan "Vücudun Şifresi" isimli kitap sizlere yeni bir rehber ve her şeyi son teknolojik ve bilimsel gelişmelere göre araştırılmış son derece faydalı bir kitap olacaktır.

Halil Kargulu gerçekleştirdiği zayıflama programlarıyla, sağlığından ödün vermeden, dünyanın en hızlı ve farklı sürelerde en çok zayıflayabilen ünvanını hak edecek sonuçlarla, Guinness Rekorlar Kitabına 67121 başvuru ve 62787 üyelik numarası ile adaylık kaydını yaptırmış, idealist ve araştırmacı bir kişiliktir.

Kitabın amacı ve temel yaklaşımı, sektörün tüm yanılgılarını ve bazen fırsatçı, bazen de art niyetli yansımalarını olabildiğince açık, somut ve kanıtlanabilir yaklaşımlarla aktarabilmek ve detaylarda yazılı gerçek şifreleri algıladığınızda kimseye muhtaç kalmadan, geri dönüşümsüz kesin sonuçları yaşamanız üzerine yazılmış.

Vücudun Şifresi kitabının içeriğinde; bugüne kadar hiç kimsenin size ifade etmediği doğruları, mevcut sistemin tüm yanlışlarını ve dayatmacı zihniyetin sömürü düzenini bulacağınız için, çok faydalı ve geleceğinize yeni bir şekil vermenize yardımcı olacak bilgiler vardır.

Sağlıklı ve hızlı zayıflamanın yollarının anlatıldığı gibi, bilinçsiz yapılan diyetlerinde hiçbir ise yaramadığını, sistemin tüm yanlışlarının açıkça görebilirsiniz...

Yazımı Halil Kargulu’nun sözleriyle bitirmek istiyorum. “Bir yerlerden başlamak gerekiyor, başlayan ve bitiren olmak gerekiyor. Ama önce bilmek ve inanmak gerekiyor. Önce; iyisiyle kötüsüyle, yanlışıyla doğrusuyla şişmanlığı her manada bilmek gerekiyor. Belki de sadece bilmek değil, bir şişkonun ayakkabılarını giymek ve onunla aynı şeyleri hissetmek gerekiyor... Benim obezite hastalığı ile ilgilenmem ve çözüm arayışları ile ilgili araştırmalarda bulunmam, kilolarından rahatsız olan ve çözüm bekleyen milyonlarca kişi için; aslında ikinci bir şansa davettir. "Şanstır" diyorum çünkü buna inanarak, bu duyguları yaşayarak, inançla, mücadeleyle geçen yıllarımı feda ettiğim çalışmalarla, en önemlisi de sizlerden biri olarak; gerçek, kalıcı, hızlı ve sağlıklı zayıflamanın mümkün olduğunu gösterebilmekle, şansın sadece bir el uzaklığında olduğunu anlamanızı ve belki de bir sayfa daha çevirerek okuyacağınız bu kitapla, kendi şansınızı yaratabileceğinizi göstermek istedim. Emerson'un dediği gibi "Başarı, siz yaşadığınız için, birilerinin daha rahat nefes aldığını öğrenmektir. Üstelik başarı ulaşılması gereken bir sonuç değil, sürekli gelişen bir çalışmadır." Ben bunu yaptım işte ve biliyorum ki ve evet ispat edebildim ki, sizler de yapabilirsiniz, yapabileceksiniz... Gereken tek şey; bir şans daha sizlere...”

Benzer Bağlantılar


Gönderen: Admin - Zaman: 10 Haziran 2008 - 14:22:00 Etiketler: , ,

İlk yorumu yapan siz olun!

Zayıflama Hapları Yararları ve Zararları

Her isteyen zayıflama haplarıyla kilo verebilir mi?
Bir kişinin 10 veya 15 kilo fazlası varsa eğer bunu bir beslenme uzmanına danışarak, beslenme uzmanının da kişinin kilo almasının altına farklı nedenler olup olmadığını araştırarak ancak bu ilaçlar kullanılabilir.

Ancak bu da bir plan çerçevesinde uygulanabilir her ilaç her kişiye verilemez. Eğer kişinin tansiyon problemi varsa ya da diyabet hastalığı varsa veya bir böbrek hastalığı sıkıntısı varsa belirlenen dozlar hekim takibinde olmak kaydıyla gözlemlenir. Eğer kişide farklı bir yan etki oluşturmuyorsa beslenme planıyla beraber kullanılabilir. Ama kişi tek başına hiç beslenme programını değiştirmeden, eski beslenme alışkanlıklarına devam ederek, sağlık problemlerini göz önünde bulundurmaksızın kendisi zayıflama ilacı kullanırsa bundan fayda değil yüzde yüz zarar görecektir.

Zayıflama hapları nasıl kilo verdirir?
Zayıflama haplarının farklı mekanizmaları vardır. İştah merkezini kontrol eden ya da hormonel bir takım değişikliklere neden olanlar vardır. Farklı durumlarda kullanılabilen farklı zayıflama hapları vardır. Fakat bunları kişi kendi alıp kullanılabilecek ilaçlardan değildir. Mutlaka bir uzmana gidip ciddi bir şekilde oturulup tanıya göre beslenme uzmanı tarafından uygulanabilir.

Zayıflama hapları ile ne kadar kilo verilebilir?
Uzmanlar tarafından kişinin ağırlının %10 gibi bir hedef vardır. Tabi ki bu beslenme ile paraleldir. Kişi zayıflama haplarını kullanırken doğru olamayan bir beslenme şekli seçerse kilo vermeyebilir. Eğer kişi ciddi bir şekilde kilo kaybediyorsa yani %10 luk sınırdan daha fazla düşüyorsa ve giderek kas kaybı başlamışsa ciddi şekilde bir hastalık söz konusudur. Böbrek yetmezliği, veya farklı hastalıklara kadar sonuçları ilerleyebilir.

Dünya Sağlık Örgütü nün onayladığı 2 tane ilaç vardır. Bunlardan birinin işlevi bizim yediğimiz besinlerdeki fazla yağı alıp sindirmeden vücuttan atmaktadır. Ve daha çabuk kilo vermenizi sağlar. Diğeri ise beynimizle midemiz arasındaki acıkma duygusunu en aza indiriyor ve kişi kendini tok hissediyor. Ayrıca eğer kişi yeme alışkanlığını değiştiremiyorsa ne kullanırsa kullansın kilo veremez. Eğer kişi sabah kahvaltısını atlıyorsa yemekler de çeşitlilik yerine tek bir çeşitten oldukça fazla tüketiyorsa hiçbir fiziksel aktivite yapmıyorsa hangi ilacı kullanırsa kullansın kilo veremez.

Zayıflama hapıyla verilen kilolar kolayca geri alınabilir mi?
Kişi nasılsa zayıflama hapları kullanıyorum diyerek beslenme alışkanlıklarına dikkat etmiyorsa ya da kişi istenilen kiloya indikten sonra eski beslenme alışkanlıklarına devam ediyorsa verilen kilolar tekrar geri alınabilir.


Gönderen: Admin - Zaman: 03 Haziran 2008 - 16:50:00 Etiketler: ,

İlk yorumu yapan siz olun!

Liposuction - Yağ Alma Ameliyatı

Liposuction vücudun belirli bölgelerinde insanın egzersiz veya rejim yaparak veremediği bir takım yağları almak için uygulanan bir tekniktir.

Liposuction yönteminde önce uzman hekim hangi bölgeden yağ alınacağını belirler. Liposuction ile yağlar dışarı alınır. Ameliyattan sonra yağlı bölge alındığı için vücutta bir boşluk oluşacağı için ilgili bölge korse ile desteklenir. Bir müddet sonra da bu dokular iyileşir.

Liposuction (Yağ Alma) Ameliyatı Nasıl Yapılıyor?
Liposuction yöntemi halk arasında iki çeşit ıslak ve kuru olarak bilinse de uzman hekimler tek bir yöntem uygular. Liposuction da her zaman ıslak teknik kullanılır. Islak teknik, yağ alınacak bölgeye öncelikle sıvı verilmesine denir. Alınacak yağın neredeyse iki katı miktarı su bölgeye verilir. Liposuction da kanama olmaması için birçok ilaçta kullanılmaktadır. Bu ilaçlar sayesinde kılcal damarlar zarar görmez ve risk de en aza iner.

Liposuction (Yağ Alma) Ameliyatının Riskleri
Liposuction sürekli uygulanırsa riskli bir ameliyattır. Liposuction tarihinde birçok ölüm olayı da mevcuttur. 1960'dan sonra ıslak tekniğin gelişmesiyle ölüm oranı çok azalmıştır. Bu teknik düzgün bir şekilde yapıldığı zaman riski çok azdır. Liposuction ameliyatı örnek vermek gerekirse bademcik ameliyatından bile kolay bir ameliyattır. Her ameliyatın riski olduğu gibi Liposuction ameliyatının da riskleri vardır; ama bu doğal bir olaydır.

Benzer Bağlantılar


Gönderen: Damacana - Zaman: 25 Mayıs 2008 - 19:05:00 Etiketler: , ,

1 Yorum

Mide Yanmasının Nedenleri - Gastrit - Ülser

Mide de normalde salgılanmakta olan bir asit vardır. Bu asit aşırı miktarda salgılanırsa midenin ph ı düşüyor ve yanma meydana geliyor. Midede bir koruyucu bariyer vardır bir de bunları yok eden asit sistemi vardır. Asit miktarı artarsa bu yanma meydana gelir. Hem gastrit hem ülserde yanma meydana gelir.

Mide yanmasına en çok sebep olan yiyecekler: acı, ekşi, turşu, kızartma, ızgaralar, mangal, çiğ sebze ve meyveler dahi mide yanmalarına sebep olabilir. Bir diğer maddeler ise nescafe, kahve, demli çay da mide yanmasına sebep olur. En önemli sigara ve alkol de mideyi tahriş eden asit salımını artıran maddelerdir.

Ülser hastalığı ilerleyen safhalarda mide kanserine dönüşebilir. Mide kanserinin belirtileri mide yanması, yemeklerden sonra şişkinlik olması mide yanması, bunun yanında kusmada kan gözükmesi gibi etkileri vardır. Bu gibi durumlarda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Sebzelerimiz buzdolaplarında bekledikleri sürece mide kanseri riski azalmaya başladı. Sebzeler uzun süre sıcak ortamda veya oda sıcaklığında kalacak olursa içindeki mikropların üreme olasılığı yüksektir. Bunu yiyen insanlar hemen hasta olmasalar bile bu mikrobu taşıdıkları için mide kanseri olma riski oldukça fazladır. Mide kanseri genetik bir hastalık değildir. Ailevi geçişi olan bir kanser değildir.

Mide kanserine yakalanmamak için ne gibi bir beslenme yapabiliriz derseniz aşırı tuzlu salamura gıdaları her gün yemekten kaçınmalıyız. Ayrıca mümkün olduğunca ideal kilomuzda kalmalıyız spor yapmalıyız ve sağlıklı beslenmeliyiz.


Gönderen: Admin - Zaman: 21 Mayıs 2008 - 18:44:00 Etiketler: , , ,

İlk yorumu yapan siz olun!

Yaz Yemekleri ile Sağlıklı Beslenme

Yaz aylarında her zaman olduğu gibi sabah uyanır uyanmaz 1 saat içinde kahvaltımızı mutlaka yapmamız gerek. Kahvaltıda sıvı tüketimi çok önemlidir. Mevsimi olduğu için domates salatalık mutlaka tüketilmeli. Karpuzda kahvaltıda tüketebiliriz. Aralarda çok sıcağa maruz kalan biriysek ayran veya taze sıkılmış meyve suları da tüketebiliriz. Yazın az yağlı ve ılık yiyecekleri tercih etmeliyiz çok sıcak yemeklerden kaçınmalıyız. Yazın günler uzun olduğundan öğün sayımızı artırabiliriz, hiç bir şekilde aç kalmadan sık ve azar azar beslenmeliyiz.

Yaz Aylarında Hangi Vitaminler Alınmalı?
Yoğun enerji harcamalarında vücut da, enerjiyle birlikte yoğun bir şekilde b vitamini harcaması olur. Kaybettiğimiz bu B vitaminini çavdar ekmeği gibi tahıl grubunda ya da süt-yoğurt gibi yiyeceklerden alabiliriz.

Yazın Hangi Besinler Sık Tüketilmeli?
Yaz kış mutlaka 6 öğün yemek yemeliyiz. Kahvaltıda peynir yanında domates mutlaka yenmelidir, tam buğday ekmeği yiyebiliriz. Arada ise taze meyve bunlar kavun, karpuz, üzüm olabilir. Öğlen ise hafif sebze yemekleri (az etli veya kıymalı olabilir). Ya da zeytinyağlı sebzeler yanına yoğurt yanına ekmek yerine pilav ya da makarna da olabilir, yazın salata çok önemlidir. Öğleden sonra küçük bir atıştırma bir avuç kuru üzüm olabilir, fındık, badem ya da ceviz yiyebiliriz. Özellikle yaz döneminde bunlar daha taze olur sağlıklıdır. Akşam yemeği yine öğlendeki gibi sebze yemekleri olabilir ama yazın kışında olduğu gibi haftada 2 kez balık tüketmeliyiz. Yazın mutlaka en az haftada 1 kere kuru baklagil de tüketmeliyiz. Gece ise mutlaka 1 meyve tüketmeliyiz.

Yazın Yağlı Yiyeceklerden Neden Uzak Durulması Gerekir?
Yaz aylarında ağır besinlerden özellikle kızartmalardan ve kavurmalardan uzak durulmalıdır. Bunun başlıca sebebi bu tür besinlerin özellikle yaz mevsiminde sindirim sistemini zorlamasıdır. Bulantı, ağrı, kusma, şişkinlik gibi sorunlar yaratabilir.

Yazın Ne Tür Yiyecekler Tüketilmelidir
Kızartma ve kavurma yerine, zeytinyağlı, haşlama, buğulama veya ızgarada yiyecekler tüketilmelidir. Bunun dışında yaz beslenmesinde dikkat edilmesi gereken bir başka konuda sebze meyve tüketilmesidir.

Yazın Diyet Yapmanın Sakıncası Var mı?
Zayıflama diyetleri mutlaka disiplinli bir şekilde yönetilmelidir. Doktor, diyetisyen, gerekirse psikolog eşliğinde yürütülmelidir. Kendi yapılan diyetlerde yaz aylarında zayıf düşme güçsüz kalma ve bayılma görülebilir. Yaz mevsiminde zayıflama diyetlerine dikkat edilmelidir. Çünkü yaz mevsiminde vücudun kaybettiği su miktarı çok fazladır. Başta su tüketimine dikkat etmemiz gerekiyor. Günde mutlaka 2,5 lt su tüketmeliyiz. Taze sıkılmış meyve suları yaz aylarında tüketilmek için çok uygundur. Yaz aylarında mutlaka diyetisyen eşliğinde diyet yapılmalıdır. Çünkü bayılmalar tansiyon düşmeleri görülebilir.

Not: En önemlisi ise yaz aylarında bol bol su tüketmek ve mevsim meyvelerinden faydalanmaktır.


Gönderen: Admin - Zaman: 20 Mayıs 2008 - 18:50:00 Etiketler: , ,

2 Yorum

1 Ayda 10 Kilo Verdiren Diyet - Akdeniz Diyeti

Akdeniz diyeti daha çok kimler için uygundur?
Akdeniz diyeti bir beslenme şekli Genellikle herkesin yapabileceği sebzelerden meyvelerden tahıllardan ekmek guruplarından ve sıvı yağlardan oluşan bir beslenme şeklidir. Hayvansal gıdalar özellikle kırmızı et kısıtlı, margarin ve katı yağlardan yoksun bir beslenme şekli olduğu için hemen hemen herkese uygun bir beslenme şeklidir.

Akdeniz diyeti yalnızca kilo vermeye mi yardımcı olur?
Akdeniz diyeti derken eğer kişiye özgü hazırlanan bir beslenme planından söz ediliyorsa ve bu kişinin kilo vermesini yardımcı veya mevcut kilosunu koruyucu şekilde düzenlenen bir plansa, eğer hazırlayan kişi de beslenme uzmanıysa, mutlaka kilo vermesine yardımcı olacaktır.
Eğer kişi bunu benimsediyse sadece genel kurallarını aldıysa sebze ve meyveden zengin, sıvı yağdan daha zengin, katı yağ ve kırmızı etten yoksun bir beslenme planıysa bu ve kişi bunu kendine göre planlıyorsa veya uygun olmayan kişi bunu planlıyorsa tam tersi etkiler gözükebilir.
Sonuç olarak karbonhidrattan yüksek bir beslenme şekli yağdan yüksek bir beslenme şeklide ortaya çıkabilir. Kişi sağlıklı olacağım derken sağlığından da olabilir.

Akdeniz diyetini uygulayanlar hangi yiyeceklerden uzak durmalılar?
Akdeniz diyeti sebze ve meyve ağırlıklı olduğu için kırmızı et önerilmemektedir. Ve bunun yanında tabii ki margarin ve katı yağlardan da uzak durmak gerekir. Akdeniz diyetinin proteinden yoksun bir diyet olduğunu düşünürsek yağ ihtiyacını sıvı yağ şeklinde ya da zeytinyağı şeklinde karşılamak gerekir.

Akdeniz diyetinde hangi yiyecekler mutlaka tüketilmeli?
Akdeniz diyetinde sebze ve meyve ön plandadır. Fakat bunlarında bir miktarının olması gereklidir.
Sonuç olarak meyvenin fazlası harcanamıyorsa vücutta bunlarda yağ olarak depolanmaktadır.
Ekmek olarak tam tahıllı ekmekler veya çavdar ekmeği gibi genelde koyu renk ekmekler tercih edilmektedir. Yağ olarak ta sıvı yağlar tercih edilmektedir. Zeytinyağı, mısır özü yağı, soya yağı, gibi yağlar rahatlıkla tüketilebilir.

Akdeniz diyetinin bir günlük programı
Kahvaltı
1 ya da 2 dilim buğday ya da çavdar ekmeği, 1 veya 2 dilim az yağlı peynir, zeytin veya zeytinyağı, 1 bardak yağsız süt, domates ve salatalık

Ara Öğün
1 tane meyve

Öğlen Yemeği
Sebze yemeği, az yağlı yoğurt, bol salata ve 1 dilim ekmek veya bir miktar pilav

Ara Öğün
1 meyve ya da 1 bardak az yağlı süt

Akşam Yemeği
Izgara balık ya da tavuk, zeytinyağlı sebze yemeği, bol salata ve 1 dilim ekmek

Gece Yatarken
1 adet meyve


Gönderen: Admin - Zaman: 01 Mayıs 2008 - 15:22:00 Etiketler: , ,

2 Yorum

Hipnoz ile Zayıflama Yöntemi

"Hiç aç kalmadan zayıflamak istiyorum. Çok düşkün olduğum yiyecekleri artık hayatımdan çıkarmak istiyorum, ama onları özlemeden" diyorsanız, sizin için en doğru yöntem hipnoz ile zayıflamadır.
Hipnozla Nasıl Zayıflanır?
Hipnozla zayıflamada diyet unsurlarını kullanarak değil, yediğinin farkına vararak varlığı ile kanaat ederek duyum ile doyuma ulaşarak oluyor. Hipnoz ile kilo verme sırasında kişilere önemli yaklaşımlardan birisi kendi hayatlarındaki haz duygusunu arttırdığınızda dolayısıyla günlük yaşamlarında davranışlarında da daha suskun, daha sakin, daha verimli olmaları sağlanır. Bu da hipnozun kazandırdığı moral desteği ve tatmin duygusunun hayattan da tatmin olmasını sağlar.

Hipnoz ile ne kadar sürede ne kadar zayıflarız ?
Hipnoz ile zayıflama tedavi programı içinde temel olarak 3 ayda 10 kilo 7 seansla gerçekleşmektedir.
Diyetle verilen kilolarda kişi özlem duyduğu besinlere kavuştuğunda kişinin verdiği kiloların geri alınması çok yüksektir. Ama hipnoz ile zayıflamada hipnoz tatmin duygusu verdiği için bu söz konusu değildir.

Hipnoz ile zayıflamak isteyen kişinin diyet yapmasına gerek var mıdır?
Hipnoz ile zayıflamak isteyen bir kişi tabi ki belirli diyetlere uyması gerekir. Yediği yağın ya da protein grubunun önemini bilmesi gereklidir. Hipnoz ile devamlı yağ yiyen ya da aşırı derecede karbonhidrata yüklenmiş bir insanın kilo vermesi mümkün değildir. Ama önemli olan insanın tabağındaki yemekten haz alıp, his duyup, doyuma ulaşmasını öğretir.


Gönderen: Admin - Zaman: 26 Nisan 2008 - 21:03:00 Etiketler: , , ,

İlk yorumu yapan siz olun!

Göz Sağlığı Hakkında Yanlış Bilinenler

Arkadaşlar bugün sizlere göz sağlığı hakkında doğru bildiğimiz konuların aslında ne kadar yanlış olduklarından bahsedeceğim.

Göz öyle bir organdır ki, değeri sadece kaybedildiğinde anlaşılır. İşte gözle ilgili doğru bilinen yanlışlar.

Yanlış: Gözlük takmak gözlük numarasının ilerlemesini önler.
Doğru: Aksine gözlük takmak ya da takmamak gözlük numarasının ilerlemesini etkilemez. Gözlük tedavisinin amacı, görme düzeyini arttırmaktır.Göz taraması yapan doktor resmi

Yanlış: Ara sıra gözler ağrıdığında dinlendirici gözlük kullanmak sorunu çözer.
Doğru: Dinlendirici olarak bilinen gözlüklerin tedavi edici özelliği yoktur. Kırma kusuru yaşayan insanların mutlaka gözlük kullanması gerekir.

Yanlış: Yakından televizyon izlemek gözü bozar.
Doğru: Hayır. Göz sağlığı açısından zararı yok. Fakat az gören çocuklar televizyonu daha yakından izleyeceği için bu durum göz hastalıklarının erken belirtisi olarak değerlendirilir.

Yanlış: Göz tembelliği lazer ameliyatıyla düzelir.
Doğru: Lazer ameliyatı göz tembelliği tedavi etmek için değil, gözlük numarasının azaltılması için yapılır.

Yanlış: Çok tuzlu yemek gözü bozar.
Doğru: Tuzlu yemek bazı rahatsızlıklara yol açar. Mesela tansiyonu yükseltir, vücudun su tutmasına ve şişkinliğe yol açar. Ama tuzun göz sağlığı açısından herhangi etkisi yoktur.

Yanlış: Bol bol havuç yemek göze faydalıdır.
Doğru: Göz sağlığı için yararlı olan vitaminler çoğu meyve ve sebzede bulunur. Dengede beslenen bir kişinin fazladan havuç yemesinin bir faydası yoktur.

Yanlış: Katarakt sadece yaşlılarda olur.
Doğru: Evet doğru ama bebeklerde, çocuklarda ve gençlerde de görülebilir.

Yanlış: Şaşılık gözlükle tedavi edilebilir ve bir daha gözlüğe gerek kalmaz.
Doğru: Göz kaymalarının çoğu gözlükle tedavi edilebilir. Ama tedaviden sonra genellikle gözlüğe devam etmek gerekir. Aksi taktirde şaşılık tekrarlayabilir. Üstelik görme bozuklukları da başlayabilir.

Yanlış: Gözlerim ağrıdığına göre göz tansiyonum yükseldi.
Doğru: Göz tansiyonu çok az belirti veren sinsi bir hastalıktır. Pek çok göz hastalığı ve vücudun diğer bölgelerindeki hastalıklar da göz ağrısına yol açabilir. Gözdeki ağrıların çok az bir kısmı göz tansiyonuna bağlıdır.

Yanlış: Göz tansiyonu ameliyatı olunca görmem netleşecek.
Doğru: Ameliyatın amacı ilaçlarla kontrol altına alınamayan göz tansiyonunu düşürmektir. Ameliyattan sonra görme düzeyinde artış olmaz.


Gönderen: Admin - Zaman: 15 Nisan 2008 - 19:48:00 Etiketler: , ,

İlk yorumu yapan siz olun!

Ayak Kokusunu Önlemenin Yolları

Ayak kokusunu önlemenin bir kaç basit metodu ve yöntemi vardır. Bunlar;

  • Her gün aynı ayakkabıyı giymemek
  • Ayakkabıların terleyip nemlendiğinde kurumasını sağlamak
  • Her gün ayakları yıkayıp kurulamak
  • Pamuklu ve ayak nemimizi emecek şekilde çorap kullanmak
Eğer bu noktada koku hala devam ediyorsa bunlara kozmetik ve medical ilaçlar var. Bunlar ayakta koku üreten mikroorganizmaları azaltmaya yönelik ilaç ve losyonlardır. Tabiki bu losyonları ayakta tıbbi bir müdahale gerekmiyorsa yani mantar gibi hastalıklar yoksa kullanabiliriz. Eğer ayağımızda bir rahatsızlık varsa doktor tavsiyesi haricinde kullanmamalıyız.

İlgili Bağlantılar


Gönderen: Admin - Zaman: 11 Nisan 2008 - 20:09:00 Etiketler: , ,

İlk yorumu yapan siz olun!

Ayak Kokusuna Neden Olan Faktörler

Ayak kokusunun sebebi ayağımızda flora denilen bakteri örtüsünün bazı bünyelerde oluşan kimyasal maddelere karşı bazı mikroorganizmaların daha yoğunlukta olması sonucu meydana gelir. Bu yoğun olan hücreler veya bu yoğun olan bakteriler kişiden kişiye farklılık göstermekle beraber sık ayakkabı değiştirmemek, sık çorap değiştirmemek ya da her gün ayağımızı yıkamamak da doğru bir iş değildir.

Terleme sonrası ayağın kurumasına izin vermeyen ayağı uzun süre nemli bırakan ayakkabılar bu ayağımızdaki mikroorganizmaların üremesine ve koku yapmasına yola açar. Ayağın oluşan nemini pamuklu ya da sentetik olmayan bir çorapla emilmesi mümkün değilse, ayak üzerinde yoğun bir nem olacaktır. Nem ve sıcaklık mikroorganizmaların üremesi için çok uygun bir ortamdır. Oksijensiz de bir ortam olacağı için ayakkabı içerisinde koku üretimi için çok ideal bir zemin hazırlayacaktır.

İlgili Bağlantılar


Gönderen: Admin - Zaman: - 19:56:00 Etiketler: , ,

İlk yorumu yapan siz olun!

Arama

Dizipoll